İSTER EGLENCELİ BİR ANINI PAYLAŞ İSTERSEN DE DERDİNİ Sana destek olmak için buradayız.

Kendime dair - @gecee

Bugün yine içime baktım, tek tek açtım sayfaları, taa derinlere, en kuytuda kalan köşelere... Belki doğru, belki yalandı söyledikleri ama ben doğru olduğuna inandım. "Bağlanmak, sevmek istemiyorum" diyordu. "Ben seni severim" dedim. Güldü, geçti. Haklıydı aslında ben daha kendim sevmekten, bağlanmaktan kaçarken başkasına öğretmek ne haddime!
Ona bir sürü öğüt verdim kendimce iyi yaptığımı düşünerek! Sev dedim, izin ver birileri sevsin dedim, geçmişi geçmişte bırak geleceğe bak dedim, dedim de dedim... 
"Senin üstüne vazife mi densiz, dön de aynada kendine bak!" diye seslendi en köşedeki Bilge. 
Tüm gözler ona döndü:
"Sen kendin değil misin birileri seni sevince kaçan? Sevmekten ödü kopan?" diye sözlerine devam etti. Tam kem küm yapıyordum ki, bu sefer Bilgin aldı sözü:
"Ah ah sorma bu hep böyle yapıyor. Kendi duyguları ile yüzleşmemek için başkalarına aklınca öğüt veriyor. Aslında kendisine söylüyor farkında değil. Bir de o kadar psikoloji kitabı okuyor. Kendi duygularını daha anlayamıyor ki, başkasının duygusunu anlasın!" diyordu ki tam, ben ağlamaklı sesimle söze girdim:
"Geçmişte neler olduğunu en iyi sen biliyorsun Bilgin, onlarca yıl bunu sorgulamak bile yasaktı. Şimdi hakkımı yeme! Hayata tutunmak için onca yıl nasıl deli gibi çabaladığımı sen biliyorsun! Bu günlere gelebilmek için vaz geçtiklerim, hayallerim, umutlarımdı. Hepsini bir bavula doldurup koydum. Hem de koyduğumun bile farkında değildim 2-3 yıl öncesine kadar. Farkına vardığımda ne kadar acımıştı içim hatırlasana!"
Dilbaz o sırada sözümü kesti:
"Yine başladı. O dönemde ben de kimse beni sevmesin, ben kimseyi sevmeyeyim diye kırdığı kalplerden bahsedecek şimdi de! Kızım değiştir bu kafayı! Geçmişi geçmişte bırak artık! Geleceğe bak! Sürekli değer verdiklerin için fedakarlık yapıp durma! Kıymetini bilmeyen insanlar için çabalayıp durma! Hiç mi acımıyorsun kendine? Herkes için çabaladığın kadar birazda kendin için çabala!"
Gözyaşları boncuk boncuk dökülüyordu artık. Buğulu sesimle konuşmaya başladım:
"Bu seferki çok farklı. Onu neden bırakıp gidemediğimi biliyorsunuz. Hayatımda ilk defa birini sevmek istiyorum ama her seferinde sadece bir duvarla karşılaşıyorum. Aşmak için tırmandıkça tepetaklak aşağıda buluyorum kendimi hem de gittikçe daha da artan bir hızla."
Dilbaz girdi söze: 
"Bazen vazgeçmeyi de bilmelisin. Vazgeçmek, bazı durumlarda karşındakinin asıl mutluluğudur. Boşver, sevgimi haketmeyen biriydi zaten de, gitsin."
"Değer verdiğim insanlar için boşver deyip geçemiyorum. Son umudum tükenene kadar savaşırım. Ama o son damla düştüğü andan itibaren de bir daha isterse yalvarsın dönüp bakmam, bilirsin! Ben her duygunun hakkını vererek yaşarım. Bu benim onlara olan bir borcum . Kimseye borçlu yaşayamam!"

01-04-2020 17:56

Twitterda Paylaş

İlk yorumu sen yap!

SON YORUMLAR