İSTER EGLENCELİ BİR ANINI PAYLAŞ İSTERSEN DE DERDİNİ Sana destek olmak için buradayız.

Zafer Gadgetların // Sevgili Karantina Günlüğüm #5 - @ddilarasaglam

Kadınlar dikkatli bir şekilde bize bakıyordu. Biz de onlara. Daha uzun süre onlara bakmak istemedik. Geldiğimiz yoldan geri döndük. Bir an küçücük bir an artık bulamayacağımızı düşündüm. Hande'ye söylemek üzere kafamı çevirdim. O da bana bir şeyler söylemek için harekete geçmişti. Belli ki aynı şeyleri söyleyecektik birbirimize. Ama bir ışık Hande'nin kafasının hemen yanında parlıyordu. İşte dedim oyunu oynatan adam orada koş. Dikildik karşısına. Adamın ceketinden tuttum. Kaçmasını ikimizde istemezdik çünkü.  

-"Paramızı geri ver. Sizin hileci hırsızlar olduğunuzu söylediler. Şimdi polisi arayacağım. " dedim. 

Adam önce bize baktı sonra sağ tarafına döndü. Ben de onunla birlikte kafamı çevirdim. Turist sandığım o adam oradaydı. Kulağında bir kulaklık kafasında bir şapka orada duruyordu. Çetenin başının kim olduğunu o an anladık. Kafasını salladı. Adam cebinden paraları çıkardı ve kaybettiğimiz paranın yarısını Hande'ye verdi. Bana veremezdi çünkü ellerim o sıra biraz doluydu. :) Hayır dedik aynı anda. Çetenin başı yine muhteşem kelimelerini söylemişti.  

-"Fifthy fifthy" 

Bu sefer yemezler dedim. Bu sefer elimizdeki paraları tekrar kaybetmeye pek de niyetli değildik. Hande girdi araya. Rastgele tuşladığı bir numarayı arayarak konsolosluğu aradığını, bunu polise bildireceklerini ve telefonunda oyun oynarken çektiği videoların olduğunu söyledi. O sırada bende caddenin yukarısındaki polislere gideceğimizi söylüyordum. Oysa yukarıda tek bir polis dahi yoktu. Ama onlar bunu bilmiyordu. Bütün bakışlarımız adamın üzerindeydi. Onun gözleri ise çete başından gelecek kararı bekliyordu. Sonunda biz galip gelmiştik ve adam kalan yarısını da vermeye ikna olmuştu. Paramızı alıp hızlı adımlarla caddeden uzaklaştık. Kiliseye doğru tekrar yol aldık. Günümüzün kahramanları oradaydı. Hala insanlara bileklikler satmaya çalışıyorlardı. Uzun zamandır görmediğimiz arkadaşımızı görmüş gibi sevinçle onlara doğru yürümeye başladık. Bilekliklerimizi kolumuza taktık, dualarımızı aldık. Koyu bir sohbete başladık teşekkürlerimizi ilettikten sonra.  

Hiçbir zaman insanları inançları, kökenleri ya da tercihleri yüzünden yargılamadık, ayrıştırmadık.  Atladığımız bir şey vardı sadece, insanların söylemlerinden beynimizin şartlandığı. " Biz kötü insanlar değiliz. Sadece para kazanmaya çalışıyoruz. Oysa insanlar bizi hep kötü biliyor. Bize pislik gibi bakıyorlar. " dedi aralarından biri. O an şartlanmış olan beynimde fırtınalar koptu. Dolan sadece gözlerimiz değildi.  Hepimiz aynı duyguları paylaşıyorduk. Etrafımızdaki hiçbir insan göremedi ama biz o 10 kişi sıkı sıkı sarıldık birbirimize gönülden.  

Vee hikayenin sonu Zafer Gadgetların :) 

Geçen yazımda paylaşmayı unuttuğum bir detayı da paylaşmak istiyorum. Yanıma gelen adamın adı Adam'dı. Bana nereden geldiğimi sormuştu durumu anlattıktan sonra. Türkiye dediğimde, Türkiye'yi ve bizleri ne kadar sevdiğini söylemişti. Yardım etmelerinin büyük bir nedeniyle belki de yaşadığım topraklar. Teşekkürler Adam ve arkadaşları,  

 

Dikkatsizlik, dalgınlık ve bir gaflet hikayesiydi yolda olduğumuz zamanlardan. Bize çok şeyler kattı umarım size de biraz tebessüm katabilmiştir.  

 

*Hikayenin başı:  Sevgili Karantina Günlüğüm #2

** Gadget Hande : @handeksknn

Dilara'dan Sevgilerle,

29-03-2020 21:25

Twitterda Paylaş

@badbear

Kavga dövüş ve anlık güzel yalanlarla parayı kurtardığınız için sevindim yarısını verin de kutlayalım bunu :))

29-03-2020 23:58:22


@büyükbirader

haha mutlu sonlu hikayelerin hastasıyız devamını bekliyoruz..

30-03-2020 00:06:23


@ddilarasaglam

@badbear fifthy fifthy paylaşalım :)

30-03-2020 22:56:05


@ddilarasaglam

@büyükbirader mutlu sonu olanlardan yine paylaşmaya devam edeceğiz :)

30-03-2020 22:57:55


@Macera Aşığı

bir kitap okuyor gibi okudum resmen harika

30-03-2020 23:50:44


SON YORUMLAR